Hiç bilmediklerimiz.
Hiç bilmediklerimiz.

Hiç bilmediklerimiz-

Birinin kitap yazarak para kazanmayacağını düşünmek kadar saçmadır bazı önyargılar.

Şimdi bir kedi olup kapıdan gizlice ne yaptığını izlemek istediğin kişidir aşık olduğun adam.Sıcak bir fincan sütün sarhoş edici uyku hipnozudur aşk.Tam olarak yüksekliğin doruk noktasıdır özlem.

Yüzü sıcak ekmeğin gazeteden salıverdiği koku gibiydi.Uyurken üzerinde şeffaf bir örtü vardı dokunmaktan çekindim.Üzerini örtmek için yerimden kalktığında kıpırdadı ve bende hızlıca uyuyor numarası yaptım.

Birinin sizden ayrılması sırasında sarılmaktan korkması neyi gösterir bilmiyorum.Ayakkabılarını giyerken bunun sonsuza kadar gitmesini ve onu öylece izlemeye devam etmenin keyfi seni emekli etse buna ölünceye kadar devam edebileceğinden eminsen,

İşte o adam’ kalbinin yerlisidir.

Aslında şuan seni görebiliyorum.Şu an karşımda ben seni gördüğümü fark etmeden bana bakıyor olman.Ya da beni sana baktığım andan benden önce gözlerini çekebiliyor olman senin bana bakmadığını düşünmemi sağlıyor.Ne kadar yakın olmam gerektiği hatta belki de yakınlaşma eylemini bile fırından yeni çıkan bir dilim kek  ya da fazla ısınan sütün ağzınızda bıraktığı işte o tuhaf tat ; işte o tamamen dokunmak istediğiniz birinine dokunmaktan çekinmekle aynıdır.Göze almanız gereken şey çekmeniz gereken acıdır.

trenli şeyler.

trende

mesela şu an küs olarak yan yana oturuyor olmak.
içerinin ışığı olduğu için dışarıyı göremeyecektik ve ben de seni izleyebilecektim.
önce benim uykum gelecekti.belki önce kulaklığın diğer kısmını sana uzatacaktım.sonra önce ben omzuna dokunacaktım başımla.önce ben elini tutacaktım.ve önce ben inanamayacaktım. 

mesela şimdi nerede olduğunu bilmiyorum ellerinin neden üşüdüğünü de bilmiyorum.bilmemek istemediğimden değil.söylemediğin için de değil.yanımda olmadığın için de değil.

şimdi belki hiç tanımadığım bir kokunun yanındasın.belki birilerine anlatmak istediklerini anlatamadın.seni anlamış gibi yaptıklarını hissettin ama bunu önemsemeden devam ettin.sustun.aslında seni.

boşver.

Aşık yaprak eğitim aşk aşk
beni anlatan 5 kelime 

insan bazen modernize olmuş hayat* labirentinde sürüklenerek yürüyen bir solucan kıvamına gelmek istese de aslında hepimiz aşk* için yaratılımışız.Herkes ve herkes sevilmek için can atıyor.Bu yüzden de sarı renkler* giyiyor.Sarı renkten kastım yanlızlığı’ dinlemekti*.Aslında yalnızlığı dinlediğimizi sandığımız zaman kıstasları da çok düşük.Yürümek kavramı da çok değişti.Aslında yürümek’sadece yürümek’için yapılmayalı kaç yıl geçti kim bilir.Paşaj’*lar uzun zamandır alıcısını annesiyle hamamda bekleyen Osmanlı kızlarına dönmüş.Kitap yazarları* biraz daha yaratıcı ya da diğerlerinde biraz daha farklı şeyler yazma gayretindeyken hayat ne tuhaf hale geldi.Öyle çok ta başka boyutlara gerek yok hayatta.Sevilme*nin korkutucu hale gelmesinin anlamsızlığını sorular karmaşasıyla karşılıyor olmam beni trajik hale düşürüyor kaldı ki bu attığın mesaja cevap gelmemesi gibi mide bulandırıcı.

önce günlerimi çaldım.sonra günler koydum bi torbaya,ağzını sıkı sıkıya bağladım.hafta yaptım,ay yaptım,yıl yaptım.sadece biriktirtim;

biriktirdiklerimi ben’ yaptım.aslına bakarsan ben yapıp yapmadığımı da bilmedim hiç.var olup olmadığım da zaten kimin umrundaydı düşünsene.bir kere düşün kaç şarkıyı sevdin,kaç insana aşık oldun,kaç ağaca dokundun yanından geçerken,kaçırdığın tüm fırsatları,otobüsleri,denizleri,öpücükleri,dokunuşları,bedenleri unut herşeyi hatırla yeniden,pişman olmana fırsat vermez ki hayat.sadece şans verir ve sen farkına bile varmadan geri alır.

mesela kirpiklerinde bogularak uyansam.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
130 plays

votkavisne:

Dokunsan tuzla buz olacak kadar naif.

raccoonology:

by Maggie Lochtenberg